- Su deposu temizlik ve dezenfektesinde size özel eldiven, tulum, çizme, maske ve
bone kullanıyoruz.Her iş bitiminde takım, donanım dezenfekte edilir. Bir önceki
deponun kirliliği diğer müşteriye yansımaz. Temizlik esnasında çevreyi kirletmemekteyiz
ve doğal hayata zarar vermeyen su deposu temizliği için onaylanmış kimyasal ürünler
kullanırız. Yıllar geçse bile karşınızda ilk günkü gibi aynı ciddiyetle hizmetinizde
bizleri bulursunuz…
- Su Depolarının temizlik ve dezenfektesinin periyodik şekilde yaptırılması gerektiği
bu temel sağlık sorununun ihmal edilmemesi gerekmemektedir.
- Su deposu düzenli olarak temizletilmez ve dezenfekte yaptırılmaz ise, depoda oluşan
kimyasal ve biyalojik çamurlaşma, suyun kullanabilirlik özelliğini yitirmesine neden
olur.
- Unutmayınız ki, kirli bir depo, hastalık yapıcı bakterilerin;dizanteri, sarılık,
tifo gibi çeşitli hastalıkların mikroplarının üremesine uygun koşullar oluşturmaktadır..
- Dünya Sağlık Örgütü (WHO) “Hastalıkların %80'in kirli sulardan bulaştığını” açıklamıştır..
MAL ve CAN GÜVENLİĞİNİZ İÇİN BACA KONTROL ve TEMİZLİĞİNİZİ MUTLAKA YAPTIRIN. HEM HAYATINIZI KORUYUN HEM KAZANÇLI ÇIKIN Karbon monoksit zehirlenmesinden hayatlarını kaybeden insanların haberlerini her gün gazetelerde okuyorsunuz. Her kış bu haberler tekrar tekrar gazete sütunlarını işgal ediyor. Her yıl muntazaman temizlenmeyen bacalar iyi çekmez, uzun süre temizlenmemiş bacalar ise kurum (is) birikmesi dolayısıyla tıkanır. Tıkanan bacalar, içerisinde bol miktarda karbon monoksit gazı bulunan dumanı geri teper, içeri verir. Bu gazı belirli bir süre solunum yoluyla ciğerlerine alan canlılar hayatlarını kaybederler. Bunun iki ana sebebi vardır: a. Nizami ve standartlara uygun inşa edilmemiş ve b. Temizlenmemiş bacalar. Bunu önlemek için, 26 Temmuz 2002 tarih, 24827 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”in 58.Maddesi aynen şöyle der: “Baca tesisatı TS 2165 ve TS 1481’deki esaslara uygun olmalıdır… Odun ve kömür gibi yüksek oranda is bırakan yakıt kullanıldığı taktirde soba boruları ayda bir, bacalar 2 ayda bir; diğer yakıtlar kullanıldığında borular 2 ayda bir, bacalar 3 ayda bir temizlenir. Sıvı ve katı yakıt kazanlarının bacalarının altında bir kurum temizleme menfezi bulunacak, yılda en az 2 kez yetkili kişilere temizletilecektir. Bacaların temizliğinden bina sahip ve yöneticileri sorumludur.
Bulaşıcı hastalıklar için su en elverişli geçiş vasıtasıdır. Su depolarında uzun
bir süre bekletilen şebeke suyunda, klor aktivitesini yitirmekte ve mikroorganizmalar
için elverişli ortam oluşmaktadır. Su depolarının uzun süre temizlik ve dezenfektesinin yapılmaması sonucunda, meydana gelen fiziksel, kimyasal ve biyolojik kirlilikler,
su depolarında; çamurlaşma, dökülme, paslanma, suda; renk, koku ve bakteri oluşumu
neden olmaktadır. Bu durum suyun içilebilirlik ve kullanılabilirlik özelliğini yok
etmektedir.
Suyun sağlıklı, kaliteli ve güvenli bir şekilde halka ulaşması için, şebeke suyu
istenen kaliteyi sağlasa bile, belli dönemlerde şebeke hatlarında yapılan bakım
onarım çalışmaları sonrasında, suya bulaşan kirleticilerde depolar için büyük risk
oluşturmaktadır.
Ayrıca çalışmalarımızda tespit ettiğimiz önemli kirletici unsurlardan biride depo
içerisindeki kanalizasyon bağlantı borularında oluşan sızıntılardır. Bu sızıntılarla
suya bulaşan canlı organizmalar insan sağlığını tehdit etmektedir.
Sonuç olarak içme ve kullanma suyu depolarının bakım, onarım, temizlik ve dezenfekte
işlemleri için standart kriterler belirlenmeli;
bu standartlar ile depo içerisindeki
suyun kullanım amacını ve kalitesini koruyabilecek şekilde gerekli denetimleri yapılmalıdır.
Güvenli bir kapağı olmayan ve uzun süre kullanılmayıp varlığı unutularak temizlik dezenfektesi yapılmayan su depoları, insan sağlığı açısından tehlike saçmaktadır. Yaptığımız çalışmalar sırasında hayati önem arz eden suyun, kapağı açık bir şekilde, güvenli olmayan, sağlıksız ortamlarda depolandığı; depolarda pas, kum, balçık, sülükler ve patojen bakterilerin yanında; inşaat atıkları, elbiseler, ayakkabılar, kedi ve fare ölüleri bulunduğu tespit edilmektedir.
Bulaşıcı hastalıklar için su en elverişli geçiş vasıtasıdır. Su depolarında uzun bir süre bekletilen şebeke suyunda bulunan klor aktivitesini yitirmekte, mikroorganizmalar için elverişli ortam oluşmaktadır. Su depolarının uzun süre temizlik ve dezenfektesinin yapılmaması sonucunda meydana gelen çamurlaşma, dökülme, paslanma, suda; renk, koku ve bakteri oluşumu gibi sorunlara neden olmaktadır. Bu durum suyun içilebilirlik ve kullanılabilirlik özelliğini yok etmektedir.